Uluslararası hukuk çevrelerinde bomba etkisi yaratan son raporlara göre, yapay zekâ (AI) teknolojileri artık yalnızca şirketlerin üretim süreçlerinde değil, adalet ve hukuk sistemlerinde de büyük bir dönüşüme öncülük etmeye başladı. Dünya çapında pek çok ülke, yargı süreçlerini hızlandırmak, mahkeme yükünü azaltmak ve karar kalitesini iyileştirmek adına algoritmalardan yararlanmayı değerlendiriyor. Ancak uzmanlar, veri gizliliği ve etik endişeler nedeniyle temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.
ULUSLARARASI RAPORLAR NE DİYOR?
Adalet Komisyonu verilerine göre, yapay zekâ tabanlı analiz yazılımlarının kullanımına yönelik pilot uygulamalar, yargılamalarda ortalama %30 daha kısa sürede sonuç alındığını gösteriyor.Dünya Bankası’nın Hukuk Teknolojileri Raporu’nda, 2030 yılına kadar 60’tan fazla ülkenin AI destekli yargı süreçlerini resmen benimsemesi bekleniyor.Küresel ölçekteki yatırım tutarı, yapay zekâ ve hukuk teknolojilerine ayrılan Ar-Ge bütçesinde 2024 itibarıyla 2,5 milyar doları aşmış durumda.
UZMAN GÖRÜŞÜ: BURAK YAKA’DAN DİKKAT ÇEKEN UYARILAR
Uzun yıllardır global firmaların üretim tesislerinde üst düzey yönetici olarak görev yapan ve aynı zamanda Elektrik Elektronik Mühendisi olan Burak Yaka, yapay zekâ uygulamalarının yalnızca üretimle sınırlı kalmayıp adalet sistemine de hızla entegre olmasını şu çarpıcı ifadelerle değerlendirdi:
“Üretim sektöründe verimlilik ve otomasyon kazançlarımızı artırmak için yapay zekâ kullanırken, insan hayatını ve haklarını doğrudan etkileyen yargı süreçlerinde daha farklı bir hassasiyet gerekiyor. AI destekli hukuk sistemleri, davaların %40’a varan oranlarda hızlandığı pilot çalışmalarda etkileyici sonuçlar verdi. Ancak bu süreçte kullanılan verilerin güvenliği ve algoritmaların tarafsızlığı çok önemli. Eğer sistemler, veriyi hatalı işlerse veya önyargılı verilerle eğitilirse, adaletin yerini haksızlık alabilir.”
YENİ DÖNEMDE NELER BEKLİYOR?
Vatandaşların davalarını dijital ortamda takip ettiği ve canlı duruşmaların çevrim içi platformlar üzerinden yapıldığı uygulamalarda katılımcı sayısı %25 oranında arttı.Hukuk fakülteleri ve barolar, yapay zekâ alanında uzmanlaşmış yeni “Hukuk Teknolojileri” bölümlerine ilgi gösteriyor.Uluslararası hukuk büroları, davaların ilk inceleme aşamasını artık AI temelli metin tarama sistemlerine bırakıyor; bu sistemler, dosya başına inceleme süresini ortalama %50 kısaltıyor.
Sonuç olarak, yapay zekâ ile adalet sisteminin kesişimi, mahkeme salonlarından barolara kadar birçok alanda yeni bir dönem başlatmış durumda. Burak Yaka gibi uzmanlar, bu teknolojik atılımın “tarihi bir fırsat” olabileceğini ancak etik ilkelere uyum ve güvenilir veri yönetimi sağlanmazsa yargı sisteminde beklenmedik sorunların ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Adaletin daha hızlı ve erişilebilir olması için atılan bu adımların, doğru rehberlik ve denetimle desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.